Eğitim Metedolojisi

Anaokulu Kültürü

 

Bilge Kampüs Anaokulu olarak akademik, eğitim temelli bir anaokuluyuz.
Bu nedenle, temel müfredat seçimimiz, programımızın eğitimsel temeli için kritiktir, Creative Curriculum programımızın günlük müfredat temelidir.  Creative Curriculum ile her program, tüm eğitim seviyelerindeki çocuklar için olumlu sonuçları teşvik eden eksiksiz bir sistemi bir araya getirebilir.

 

Bilge Kampüs Anaokulu’nda Keşfetmeyi Seviyoruz! 

 

Sistemin beş temel bileşeni (1) Temel (2) İlgi Alanları (3) Okuryazarlık (4) Matematik ve (5) Gelişim Hedefleridir. Programın amacı, her öğretmenin olumlu bir sınıf topluluğu oluşturması ve günün dönemlerini anlamlı öğrenme deneyimleriyle doldurmasıdır. Çocuklara bir anahtar kavram tanıtılır ve konuyla ilgili fikirler sunulur, bu da açık uçlu, çocuk odaklı düşünmeyi ve dikey düşünme kalıplarına ilerlemeyi sağlar. Düşünce kalıplarının genişlemesi çocuklar entelektüel olarak bu şekilde büyür ve gelişir. Bilge Kampüs’de öğretmenlerimiz, çocuklarla çalışmak ve onların düşüncelerini dikey kalıplara dönüştürmek üzere eğitilmiştir -her şey bir öğrenme deneyimidir- her şey açık uçlu sorulara ve keşfetmeye dayanır.

img

Eğitim Yaklaşımlarımız

Okul öncesi dönemde pek çok farklı yaklaşım bulunmaktadır. Bu programlardan sadece birini temel almak uygulamada sorun yaratabileceğinden Bilge Kampüs Anaokulu çocuğun mevcut durumuna ve eğitim ihtiyacına göre karma bir program yaklaşımı benimsemiştir.

Proje Tabanlı Eğitim ile aktif öğrenmeyi arttırmak ve desteklemek amacıyla gerçek yaşam deneyimlerini de içine alan kapsamlı bir çalışmadır.

Proje tabanlı öğrenme, günümüzde eğitim sistemlerinin alması gereken biçimi göstermek için özenle seçilmiş üç temel kavramdan oluşmaktadır. Bu kavramlardan birisi öğrenme kavramıdır ki dikkati öğretene değil öğrenene çekmek açısından son derece önemlidir. Bir diğeri proje kavramıdır. Proje, tasarı ya da tasarı geliştirme anlamına gelen bir kavramdır ve öğrenmenin transferi ve tekil öğrenmeden çok belli bir amaca dönük ilişkisel öğrenmeye işaret etmektedir.

Proje tabanlı eğitim yönteminin yararları;

  • Öğrencilerin, yaparak, yaşayarak öğrenmelerine olanak sağlar.
  • Öğrencilere bağımsız düşünme ve eleştirel düşünme alışkanlığı kazandırır.
  • Öğrencilerin problem çözme yeteneği kazanmalarını sağlar.

Çoklu Zekâ Yaklaşımı;

Birden fazla zekâ alanına dikkat çeken bu yaklaşımda bireysel farklılıklara önem verilmiştir. Her bireyin gelişimi ve zekâ alanı birbirinden farklı olabilir. Bu zekâ alanları;

  • Sözel / Dilsel Zekâ
  • Mantıksal / Matematiksel Zekâ
  • Görsel / Uzamsal Zekâ
  • Bedensel / Kinestetik Zekâ
  • Müziksel Zekâ
  • Sosyal / Kişilerarası Zekâ
  • İçsel Zekâ
  • Doğa Zekâsı olarak gruplandırılmıştır.

Okulumuz; çocukların zekâ alanlarının dikkate alınarak hazırlandığı eğitim programını uygulamaktadır.

  • Öğrencilerimize güvenli öğrenme ortamı yaratmak,
  • Her çocuğun ilgi, ihtiyaç, tutum ve gelişim özelliklerini dikkate alarak başarma duygusunu tattırmak,
  • Arkadaşlarıyla paylaşım ve bilgi alışverişinde bulunabilecekleri sınıf ortamı yaratmak,
  • Araştırma, keşfetme ve en önemlisi problem çözme becerisi kazanmalarını sağlayacak eğitim ortamları hazırlamaktır.

Montessori yaklaşımında özellikle çocuk gelişiminde en önemli dönem olan 0-6 yaş arası çocukların, soyut kavramları öğrenebilmesi için somut materyalleri kullanılmasına dayanır.

Çocuklar ellerini kullanarak, materyaller sayesinde öğrenirler. Montessori eğitimi, temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durur. Her çocuğun özel ve farklı oluşundan yola çıkar. Çocuk özgürdür, kendi bireysel öğrenme hızına göre ilerleyebilir.

High Scope Yaklaşımı çocukların doğal gelişimsel özelliklerine dayandırılarak oluşturulmuş bir programdır. Yaratıcı ifade becerisi, dil ve okuryazarlık, sosyal etkileşim, psikomotor gelişim, müzik, sınıflama ve sıralama becerileri, sayılar, zaman ve mekân kavramları önemlidir.

High Scope yaklaşımının en temel taşlarından birisi de aile katılımıdır. Ev ziyaretlerinin de içinde bulunduğu aile katılım çalışmaları aile ve çocuk hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmak açısından önemli görülmektedir.

Öğrencilerin küçük gruplar oluşturarak bir problemi çözüme kavuşturmak ya da bir görevi yerine getirmek üzere ortak bir amaç uğruna birlikte çalışma esasına dayalı öğrenme yöntemi olarak tanımlanmaktadır.

Gruptakilerin hem kendilerinin hem de diğerlerinin öğrenmesini en üst düzeye çıkarmaya çalışmaları beklenir. Grup içi yarışma yerine her öğrencinin eşit katkı sağladığı ve gruba aidiyet hissedebilmelerini sağlayan ortak bir amaç ve/veya ortak bir ödül için çabalarını birleştirdikleri bir sürecin yaratılması sürecini anlatır.

Bank Street Yaklaşımı “Gelişimsel-Etkileşim Yaklaşımı (Developmental-Interaction Approach)” olarak bilinen yaklaşım “gelişim” kavramını merkeze almakta ve her bir gelişim alanının birbiriyle olan “etkileşimi”ni vurgulamaktadır.

Çocuk anlama, yorum yapabilme, sorulara yanıt arama becerilerini kazanmakta ve gelişimini sürdürmektedir. Bütüncül çocuk” kavramının önemsendiği yani çocuğun tüm gelişim alanlarıyla bir bütün olarak görüldüğü bir eğitim modeli benimsenmiştir.

Geleneksel eğitimle karşılaştırıldığında oldukça etkili ve olumlu sonuçlar alınan ‘oyun temelli eğitim’ yaklaşımı, son derece ilgi çekici aktiviteler ile takım çalışmasını pekiştirerek, öğrencilerin dikkatini çeker ve günlük bağlamda gerçekleştirmeleri gereken becerileri öğrenmelerini sağlar. Ayrıca olumlu geribildirim vermek yoluyla onları motive eder.

Oyun; çocukların bilişsel, fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimi için son derece gerekli olup özellikle ergenlik dönemine kadar öğrenme ve gelişim süreçlerinde kritik önem taşır. Miniklerimizin öğrenme süreçlerinde, oyunlara katılımları, düşüncelerini paylaşmaları ve her durumda saygı görmelerini önemli kabul etmekteyiz.

Tüm çocukların; yetenekli, meraklı, karmaşık düşünme yeteneğine sahip, potansiyel ve deneyim bakımından zengin olduğunu biliyoruz. Bu bilgi ve inanç eşliğinde yeni kimlikler kazanma deneyimleri de dahil olmak üzere tüm fikirlerini ve sorgulama arzularını onurlandırmaya özen göstererek; hayal gücü yüklü yaratıcılıklarını, ilgi alanlarını ve deneyimlerini heyecanla karşılıyoruz.

Oyun temelli öğrenmede değerlendirme; öğrencinin ne söylediği ne yaptığı, oyunda temsil ettiği ve sorguladığı şeyleri belgeleyerek ve yansıtarak düşünce ve öğrenmeyi görünür kılmayı içerdiği için her miniğimizin öğrenme süreçlerini ailesi ile iş birliği çerçevesinde paylaşmayı oldukça önemsiyoruz.

Öğrenci merkezli bir sistem olup tartışma, problem çözme, yansıtma, eleştirel düşünme, iş birlikli öğrenme, beyin fırtınası yapma ve bilgiyi yapılandırma süreçlerini barındırmaktadır. Çocuk öğrenmeyi keşfederken ve ilgi kurup anlam oluştururken ortaya çıkar. Öğrencilerin ellerinin ve zihinlerinin açık olduğu, sürekli hareket, konuşma, katılım ve etkileşimin gerektirdiği bir öğrenim durumunu ifade eder.

Aktif öğrenme sürecinin zorunlu elementleri olarak; miniklerimizi yüreklendirme, performansları hakkında dönüt verme, uygulamalar için gerekli olanakları sağlama ve öğrenme etkinliğinde özgürleştirmeye çabalayarak biz de öğrenme takımında partnerlik sorumluluğumuzu üstleniyoruz.

Öğrencilerimizin çeşitli bilimsel kavramlara oyun aracılığı ile götüren ve bu esnada gözetimli keşif yöntemi kullanılan GEMS eğitiminde amaç çok iyi soru sormaktır. GEMS etkinlikleri, genellikle grup çalışması şeklinde uygulanmakta olup ilişki kurabilme, düzenleme, ifade etme, deneyler yapma, bilinçli tahminlerde bulunma, uygulama, karşılaştırma yapma, gözlem yapma gibi bilimsel beceri süreç kazanımlarını destekler nitelikte hazırlanmıştır.

Uygulama çalışmalarında ‘miktar (azlık – çokluk), sayı, zaman, boyut, 5 duyu, şekil ve yer-yön-konum vb.’ kavramlara sıklıkla yer verilmektedir.

Yaparak yaşayarak öğrenme metodunun ışığında öğrencilerin bilgiyi somut hale getirmesi sistemine dayanan STEM eğitimi, birden çok disiplinin bir arada kullanılması ilkesine dayanmaktadır.

Fen (Science), teknoloji (Technology), mühendislik (Engineering) ve matematik (Mathematics) gibi dört önemli disiplinin birleştirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olup miniklerimiz; bu alanlarda sahip oldukları bilgileri bir araya getirerek somut bir bütün oluştururlar. Böylelikle de öğrenmenin daha kalıcı olduğu kanıtlanmıştır.

Söz konusu alanlarda yetkin bireyler yetiştirmeyi hedefleyen STEM; miniklerimize günlük hayatta problemlerle başa çıkmanın da bir matematiği olduğunu anlatıp, farklı düşünmelerini ve çeşitli süreçlere yeni çözümler arama kabiliyetlerini geliştirmelerini sağlayan pedagojik bir yaklaşımdır.

Öğrencilerimizin keyifle uyguladıkları bir teknik olan SCAMPER, yaratıcı düşünmenin eğlenceli bir şekilde pratik edilmesini sağlamaktadır. Tekniğin içeriğinde kullanılan sorular, miniklerimize akıcı ve esnek düşünmeleri için rehberlik eden bir yaratıcı düşünme sistematiğini kazandırarak, özgün fikirler üretmelerine engel olan zihinsel kilitlerini açmalarını kolaylaştırmaktadır.

Bu bağlamda SCAMPER kelimesini oluşturan her bir harf; çok sayıda ve özgün fikirler elde edilmesine rehberlik edecek farklı soru kalıplarını kapsamaktadır.

S-Subsitute (Yerine Koyma),

C-Combine (Birleştirme),

A-Adapt/Adjust (Adapte Etme/Uyarlama),

M-Modify/Minify/Magnify (Modifiye Etme/Küçültme/Büyütme),

P-Put to Other Uses (Başka Yerlerde Kullanma),

E-Eliminate (Elimine Etme),

R-Rearrange/Reverse (Yeniden Düzenleme/Tersine Çevirme)